Herkese selamlar! :)

​Kitap sayfaları arasında kaybolmayı seven, bazen yazarın oluşturduğu hikayede kendini bulan, bazen de kendine bambaşka karakterler oluşturup okuduğu kitabı yaşayanlar burada mı?

​Bugün biraz edebiyatın kalbine, bizi en çok etkileyen roman karakterlerine değinmek istiyorum. Eminim bambaşka güzelliklere dokunacak yüreğimize. :)

​Bazı karakterler vardır ki kitap bittikten günlerce sonra bile kafamızda konuşmaya devam eder; sanki kağıt üzerinde değil de gerçektirler...

Misal:

§ Suç ve Ceza - Raskolnikov: Vicdan azabının, ideolojinin ve insan psikolojisinin o karanlık dehlizlerinde kaybolan bir zihin...

§ Aylak Adam : Toplumun kalabalıkları arasında kendi yalnızlığını arayan, modern şehrin arka sokaklarında kaybolan bir ruh.

Ve eskimeyen efsane: :)

§ Don Kişot: Hayal ile gerçeğin sınırında yürüyen, yel değirmenlerine karşı savaşan en saf idealist.

(: Benim aklıma ilk gelenler bunlar. Peki ya sizin listeniz nasıl?

Edebiyat tarihinden (yerli veya yabancı) okuduğunuzda "İşte bu tam olarak benim" dediğiniz ya da hikayesiyle sizi en çok sarsan, iz bırakan karakter hangisi oldu?

O zaman hayranı olduğunuz o karakterleri ve kitapları yorumlarda buluşalım :)