Hani en sert rüzgarlarda dahi dallarını yere doğru masalsı şekilde döken, bize görsel bir şölen sunan; rüzgar geçip gittiğinde ise hiçbir şey olmamış gibi doğrulan o ağlayan ağacın hikayesini.
Görüntüsü sebebiyle insanlar onu böyle adlandırmış ancak ağladığını da nereden çıkarmışlar? her başını eğenin ağladığını, her düşenin yenildiğini mi sanarız yoksa?
Belki de mesele hiç düşmemek değildir. yeniden doğrulabilmek, kök salacak başka topraklar bulabilmek, tüm bunları yaşarken de kendi doğandan vazgeçmemektir.
İnsan bütün bunlarla yaşamayı, fark etsin ya da etmesin, öğrenir. biraz eksilerek, biraz çoğalarak, bazen de hiçbir şey olmamış gibi ertesi sabaha uyanarak.Tıpkı söğüt gibi: rüzgarın nereden estiğini kimseciklere anlatmadan, yeniden doğrularak.